Bahçe Odası, otelin zemin katında, mersin ve biberiye kokan yürüme yollarının hemen kenarında konumlanır. Malzeme dili yukarıdaki katlardan biraz daha topraklıdır: duvarlarda kireç badanaya yakın bir doku, zeminde mat bitişli açık gri seramik ve tavanda görünür bırakılmış ahşap kirişler. Yirmi sekiz metrekarelik hacim, dışarıya açılan kanatlı kapı sayesinde olduğundan daha büyük algılanır. Krem ve kum tonlarına burada soluk bir yeşil eşlik eder.
Odanın iç kurgusu oturmaya ağırlık verir; king size yatağın karşısında iki kişilik bir kanepe, yanında hasır örgülü sehpa ve serin akşamlar için katlanmış bir yün örtü bulunur. Giyinme köşesi yatak başlığının arkasına alınmış, böylece yaşam alanı boşaltılmıştır. Banyoda çift lavabo yerine tek ama geniş bir taş tezgâh, yağmur duşu ve ayrı bir plaj eşyası askısı vardır; kumlu ayakla girilebilsin diye kapı önünde küçük bir ön yıkama alanı bırakılmıştır. Dolapta plaj havlusu, hasır bir çanta ve bahçe yürüyüşü için ayrılmış birer çift terlik hazır bekletilir; bunlar her konaklamada yenilenir.
Her odanın kendi özel terası, alçak duvarla çevrilmiş ve iki şezlong ile bir gölge yelkeni yerleştirilmiştir. Deniz buradan görünmez; onun yerine bahçenin, taş duvarların ve akşamüstü uzayan ağaç gölgelerinin manzarası vardır. Sabahın ilk saatlerinde bahçeyi sulayan ekip dışında bu yolları kimse kullanmaz, dolayısıyla gün doğumu bu odaların en sessiz saatidir. Merdiven kullanmak istemeyen misafirler, sabah kahvesini dışarıda içmeyi sevenler ve havuzla plaja en kısa yoldan ulaşmak isteyenler için uygundur. Bahçe yollarının paylaşımlı olması nedeniyle en yüksek mahremiyeti arayan misafirlere üst kat odalarını öneririz.
Her gecenin fiyatı ayrı belirlenir. Kırmızı günlerde bu oda tipi tamamen doludur,
sarı günlerde son odalar kalmıştır.